25 Ekim 2026, Pazar
↗
49,6918
55,7233
66,5508
6.384,76
11.116,99
SON HABERLER
Yazar Yazıları•Avukat Ersin KASIRGA

Dolandırıcılığın yeni yüzü: Sahte ilanlar, yapay zekâ tuzakları, banka hesapları, dijital şantaj…

Yayın: 12/10/2026 14:44Güncelleme: 12/10/2026 15:0718 okunma

Bir telefon görüşmesi, bir sosyal medya mesajı, gerçeğinden ayırt edilmesi güç bir internet sitesi veya cazip bir yatırım teklifi… Günümüzde dolandırıcılık yöntemleri çeşitlenirken, mağdurların yalnızca paraları değil; kişisel verileri, dijital kimlikleri ve ekonomik güvenlikleri de tehdit altına giriyor.

Dolandırıcılık, insanlık tarihi kadar eski bir suç olmakla birlikte teknolojinin gelişmesiyle farklı bir boyuta ulaşmıştır. Artık suçun işlenmesi için fail ile mağdurun yüz yüze gelmesi gerekmemektedir. Bir telefon, banka hesabı, sosyal medya profili veya internet bağlantısı, hileli bir eylemin gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılabilmektedir.

Üstelik dolandırıcılar yalnızca teknolojiye hâkim olmayan kişileri hedef almamaktadır. Hukuki ve ekonomik konularda bilgi sahibi kişiler de güvenilir kurumların taklit edilmesi, psikolojik baskı, zaman kısıtlaması ve gerçekçi belgeler kullanılması nedeniyle mağdur olabilmektedir.

Bu nedenle dolandırıcılıkla mücadelede temel mesele yalnızca suçluların cezalandırılması değil, vatandaşların dolandırıcılık yöntemlerini tanıması, hukuki haklarını bilmesi ve mağduriyet sonrasında doğru adımları zamanında atabilmesidir.

TÜRK HUKUKUNDA DOLANDIRICILIK SUÇU NASIL DÜZENLENMİŞTİR?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesine göre dolandırıcılık suçunun temel unsurları; hileli davranış, aldatma, mağdurun veya bir başkasının zararına sonuç doğması ve failin kendisine ya da başkasına yarar sağlamasıdır.

Kanunda basit dolandırıcılık suçu için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

TCK’nin 158. maddesinde ise suçun belirli yöntemlerle veya koşullarda işlenmesi nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu iddiasıyla menfaat temin edilmesi gibi hâller somut olayın özelliklerine göre daha ağır cezai sorumluluk doğurabilir.

Ancak önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır: İnternet üzerinden işlenen her dolandırıcılık otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık değildir. Bilişim sisteminin suçta nasıl kullanıldığı ve kanuni nitelikli hâlin unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

SAHTE ARAÇ, KONUT VE ALIŞVERİŞ İLANLARI

En sık karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinden biri, gerçekte bulunmayan veya satma yetkisi olmayan kişilere ait araç, konut ve ürünlerin internet ortamında satışa çıkarılmasıdır.

Örneğin piyasa değerinin oldukça altında bir otomobil ilanı yayımlanmakta, alıcıyla iletişim kurulduktan sonra aracın başka bir kişiye satılmaması için kapora talep edilmektedir. Para gönderildikten sonra ise ilan kaldırılmakta veya satıcıya ulaşılamamaktadır.

Benzer yöntemler kiralık konutlarda, günlük konaklama ilanlarında, elektronik eşya satışlarında ve ikinci el ürün platformlarında da kullanılmaktadır.

Burada belirleyici husus, kişinin başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla karşı tarafı aldatıp aldatmadığıdır. Her kapora anlaşmazlığı veya teslim edilmeyen ürün dolandırıcılık suçu oluşturmaz. Bazı olaylar yalnızca sözleşmeye aykırılık niteliğindedir.

Bu ayrımın yapılması, hem ceza soruşturması hem de alacağın geri alınması bakımından önemlidir.

TELEFONLA POLİS, SAVCI, BANKA VEYA KAMU GÖREVLİSİ GİBİ DAVRANILMASI

Dolandırıcılar zaman zaman kendilerini polis, savcı, banka çalışanı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtarak vatandaşların korku ve endişelerinden yararlanmaktadır.

“Adınız bir terör soruşturmasına karıştı”, “Banka hesabınız ele geçirildi”, “Paranızı güvenli hesaba aktarmanız gerekiyor” gibi ifadelerle kişilere baskı uygulanabilmektedir.

Bu tür olaylarda mağdurun düşünmesine ve başkalarına danışmasına fırsat verilmemesi amaçlanır.

Hiçbir resmî soruşturma, vatandaşın parasını telefonda bildirilen kişisel bir hesaba göndermesini gerektirmez. Kamu görevlisi olduğunu söyleyen kişinin kimliği, arayan numaraya güvenilerek değil, kurumun bağımsız ve resmî iletişim kanallarından doğrulanmalıdır.

SOSYAL MEDYA VE WHATSAPP DOLANDIRICILIĞI

Instagram, Facebook, Telegram ve WhatsApp gibi platformlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıklar çok farklı biçimlerde ortaya çıkabilmektedir.

Bir kişinin hesabı ele geçirilerek arkadaşlarından para istenmesi, tanınmış kişilerin fotoğraflarıyla sahte yatırım reklamları hazırlanması, sahte yardım kampanyaları düzenlenmesi veya ürün satışı vaadiyle ödeme alınması bunlardan bazılarıdır.

Özellikle ele geçirilen bir hesaptan gelen mesajın tanıdık bir kişiye ait görünmesi, mağdurun güven duymasına neden olabilmektedir.

Bu nedenle para isteyen kişinin kimliği farklı bir iletişim yöntemiyle doğrulanmalıdır. Banka şifreleri, kart bilgileri ve tek kullanımlık doğrulama kodları hiçbir koşulda üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır.

SAHTE YATIRIM, BORSA, FOREX VE KRİPTO PARA DOLANDIRICILIĞI

Son yıllarda yatırım görünümü altında gerçekleştirilen hileli faaliyetler de önemli bir risk alanıdır.

Dolandırıcılar yüksek ve garantili kazanç vaatleriyle kişileri sahte yatırım platformlarına yönlendirebilmekte; başlangıçta küçük kazançlar göstererek daha yüksek miktarlarda para yatırmalarını sağlayabilmektedir.

Mağdur parasını çekmek istediğinde ise vergi, komisyon, hesap açma bedeli veya güvenlik doğrulaması adı altında yeni ödemeler istenebilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yatırım faaliyetinin zarar doğurmasının tek başına dolandırıcılık anlamına gelmemesidir. Ceza hukuku bakımından hileli davranışların ve suçun diğer unsurlarının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Ayrıca yatırım yapılan şirketin, aracı kurumun veya kripto varlık hizmet sağlayıcısının yetki ve izin durumunun ilgili düzenleyici kurumların resmî kaynaklarından kontrol edilmesi önem taşımaktadır.

YAPAY ZEKÂ İLE SES, GÖRÜNTÜ VE KİMLİK TAKLİDİ

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılıkta yapay zekâ destekli içeriklerin kullanılması da ayrı bir risk oluşturmuştur.

Bir kişinin sesine benzeyen kayıtlar, gerçeğe yakın sahte videolar veya kamuoyunda tanınan kişilerin görüntüleri kullanılarak güven oluşturulabilmektedir.

Örneğin bir aile üyesinin sesi taklit edilerek acil para istenmesi ya da tanınmış bir kişinin yatırım tavsiyesi verdiği izlenimi oluşturan sahte görüntüler paylaşılması mümkündür.

Böyle durumlarda görüntünün veya sesin gerçekçi olması, mesajın güvenilir olduğunu göstermez. Özellikle para transferi taleplerinde ikinci bir doğrulama yöntemi kullanılmalıdır.

SAHTE İŞ İLANLARI, EVDEN ÇALIŞMA VAATLERİ VE IBAN KULLANDIRILMASI

Dolandırıcılığın en tehlikeli biçimlerinden biri, iş arayan kişilerin ekonomik ihtiyaçlarından yararlanılmasıdır.

Evden paketleme, internet üzerinden görev yapma, ürün değerlendirme veya kolay komisyon kazanma gibi ilanlarla vatandaşlardan ön ödeme istenebilmektedir.

Daha ağır sonuçlara yol açabilen bir başka yöntem ise kişilerin banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılmasıdır.

“Senin hesabına para gelsin, başka hesaba gönder; komisyonunu al” şeklindeki teklifler, kişiyi farkında olmadan bir suç soruşturmasının içine çekebilir.

Ancak burada da hukuki sorumluluk otomatik değildir. Hesap sahibinin eylemi, bilgisi, kastı ve suçla bağlantısı somut olarak araştırılmalıdır. Sırf bir hesaba para gelmiş olması, hesap sahibinin dolandırıcılık suçunu işlediğini tek başına kanıtlamaz.

2026 yılında yapılan kanuni düzenlemeler de ödeme araçları ve hesap kullandırma suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak bakımından özel hükümler içermektedir. Bu nedenle her dosyanın güncel mevzuat çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

SAHTE İCRA MESAJLARI, HUKUK BÜROSU VE UZLAŞMA DOLANDIRICILIĞI

Bazı dolandırıcılık yöntemlerinde vatandaşlara sahte hukuk bürosu mesajları gönderilmektedir.

Mesajlarda haklarında icra takibi, ceza soruşturması veya dava bulunduğu belirtilerek belirli bir hesaba derhal ödeme yapılması istenmektedir.

Benzer biçimde sahte uzlaştırmacı, arabulucu veya avukat sıfatıyla para talep edilmesi de mümkündür.

Vatandaşların bu tür mesajlara dayanarak ödeme yapmadan önce UYAP Vatandaş Portal üzerinden erişebildikleri dosya bilgilerini kontrol etmeleri, ilgili adliyeden veya yetkili kişilerden doğrulama istemeleri gerekir.

Bir kişinin avukat olduğunu ileri sürmesi, gönderdiği mesajın gerçek bir hukuki işlem olduğunu göstermez.

ROMANTİK İLİŞKİ, EVLİLİK VE DUYGUSAL GÜVEN ÜZERİNDEN DOLANDIRICILIK

Dolandırıcılık yalnızca ticari işlemlerle sınırlı değildir.

Sosyal medya ve arkadaşlık platformlarında kurulan ilişkiler üzerinden mağdurun güveni kazanılabilmekte, ardından hastalık, seyahat, miras, gümrük işlemi veya acil borç gibi gerekçelerle para talep edilebilmektedir.

Bu tür olaylarda mağdurların duygusal bağ nedeniyle uzun süre ödeme yapmaya devam edebildiği görülmektedir.

Hukuki açıdan önemli olan, ilişkinin niteliğinden çok para veya malvarlığı menfaatinin hangi hileli davranışlarla elde edildiğidir.

YASA DIŞI BAHİS, SAHTE KAZANÇ VE ÖDÜL VAATLERİ

Yasa dışı bahis bağlantıları, sahte çekilişler, ödül kazandığını bildiren mesajlar ve para çekmek için ön ödeme talep eden sistemler de vatandaşların karşılaştığı riskler arasındadır.

Özellikle “Ödülünüzü alabilmeniz için vergi ödemeniz gerekiyor” veya “Kazancınızı çekebilmeniz için hesabınıza yeniden para yatırmalısınız” şeklindeki talepler dikkatle değerlendirilmelidir.

Bu olaylarda dolandırıcılık yanında yasa dışı bahis mevzuatı, bilişim suçları veya başka suç tipleri de gündeme gelebilir.

DOLANDIRILAN KİŞİ İLK OLARAK NE YAPMALIDIR?

Dolandırıcılık mağduriyetinde zaman son derece önemlidir.

Özellikle banka hesabından para çıkışı gerçekleşmişse öncelikle ilgili banka veya ödeme kuruluşuyla iletişime geçilerek işlemin şüpheli olduğu bildirilmeli; mümkünse transferin durdurulması, geri çağrılması veya ilgili güvenlik işlemlerinin uygulanması talep edilmelidir.

Ardından şu deliller korunmalıdır:

  • Banka dekontları, IBAN ve hesap bilgileri.

  • Telefon numaraları, arama kayıtları ve mesajlaşmalar.

  • Sahte ilanların bağlantıları ve ekran görüntüleri.

  • Sosyal medya kullanıcı adları ve profil bağlantıları.

  • İnternet sitelerinin adresleri, ödeme talepleri ve sözleşmeler.

  • Kripto varlık transferlerinde işlem kimlikleri ve cüzdan adresleri.

Bu belgeler mümkün olduğunca orijinal biçimleriyle saklanmalıdır.

Mağdur, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurarak olayın soruşturulmasını talep edebilir. Soruşturma kapsamında somut koşulların bulunması hâlinde banka kayıtlarının incelenmesi, hesap hareketlerinin araştırılması ve kanuni şartları varsa koruma tedbirlerinin uygulanması gündeme gelebilir.

Ancak suç duyurusunda bulunulması, gönderilen paranın mutlaka geri alınacağı anlamına gelmez. Ceza soruşturması ile malvarlığı zararının giderilmesine yönelik hukuki yollar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

DOLANDIRICILIK VE İNTERNET SUÇLARI NEREYE İHBAR EDİLİR?

Vatandaşların başvurabileceği resmî kanallar farklı görev alanlarına sahiptir.

112 Web İhbar Sistemi — Emniyet ve jandarmaya yönelik internet ihbarları: https://ihbar.ng112.gov.tr/

CİMER — Kamu kurumlarına başvuru, şikâyet ve ihbar: https://www.cimer.gov.tr/

BTK İnternet İhbar — Mevzuat kapsamındaki internet içeriklerinin ihbarı: https://www.turkiye.gov.tr/btk-internet-ihbar-basvurusu

KVKK — Kişisel veri ihlallerine ilişkin usulüne uygun şikâyet: https://sikayet.kvkk.gov.tr/

TÜBİS — Tüketici hakem heyeti başvuruları: https://tuketicisikayeti.ticaret.gov.tr/

Reklam Kurulu — Yanıltıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar: https://ereklam.gtb.gov.tr/

UYAP Vatandaş Portal — Erişime açık adli dosyaların takibi: https://vatandas.uyap.gov.tr/

112 Web İhbar Sistemi, emniyet ve jandarmaya yönelik internet ihbarları için resmî olarak kullanılmaktadır. CİMER ve BTK gibi idari başvuru yollarının ise her durumda ceza soruşturması başlatmaya yönelik suç duyurusunun yerini tutmadığı unutulmamalıdır.

İzmir’de yaşayan vatandaşlar da bulundukları yerdeki kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilirler. Suçun internet üzerinden işlenmesi, mağdurun mutlaka failin bulunduğu şehre gitmesini gerektirmez.

DOLANDIRICILIKTA PARANIN GERİ ALINMASI MÜMKÜN MÜDÜR?

Dolandırıcılık mağdurlarının en önemli sorusu, kaybettikleri parayı geri alıp alamayacaklarıdır.

Bu sorunun cevabı olayın niteliğine, paranın izlenebilirliğine, şüphelilerin tespitine, malvarlığı durumuna ve uygulanabilecek hukuki tedbirlere bağlıdır.

Ceza soruşturmasında suçun ortaya çıkarılması ve faillerin cezalandırılması amaçlanırken, zararın giderilmesi için ayrıca hukuk davası, icra takibi veya olayın niteliğine uygun başka yollar gerekebilir.

Bazı olaylarda failin zararı gidermesi etkin pişmanlık hükümleri bakımından önem taşıyabilir. Bununla birlikte etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için ilgili suç tipi ve kanuni koşulların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Basit dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık arasında uzlaştırma ve diğer ceza muhakemesi kurumları bakımından da farklılıklar bulunabilir. TCK 157 kapsamında düzenlenen basit dolandırıcılık, CMK 253’te uzlaştırma kapsamına alınan suçlar arasındadır; somut olayda birlikte işlenen suçlar ve diğer kanuni sınırlamalar ayrıca dikkate alınmalıdır.

HER DOLANDIRICILIK İDDİASI CEZA MAHKÛMİYETİYLE SONUÇLANIR MI?

Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri, suç isnadının somut delillerle ispat edilmesi gerekliliğidir.

Bir kişinin borcunu ödememesi, ticari faaliyetinin başarısız olması, yatırımın zarar etmesi veya sözleşmeye aykırı davranması tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.

Dolandırıcılık suçundan söz edilebilmesi için hileli davranışların, aldatmanın, malvarlığı zararının ve haksız yararın kanuni unsurlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle mağdurun haklarının korunması kadar, haksız suç isnadıyla karşılaşan kişilerin savunma haklarının korunması da önemlidir.

Ceza hukuku, sıradan bir alacak tahsil yöntemi olarak kullanılmamalıdır.

TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARI İLE DOLANDIRICILIK BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR

İnternetten satın alınan bir ürünün teslim edilmemesi, ayıplı çıkması veya bedelinin iade edilmemesi her durumda dolandırıcılık suçu oluşturmaz.

Satıcının hileli kastının bulunmadığı bazı uyuşmazlıklarda tüketici hukukuna ilişkin başvuru yolları gündeme gelir.

Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre 2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise ilgili istisnalar ve dava şartı arabuluculuk hükümleri gözetilerek yargı yoluna başvurulabilir.

Bununla birlikte, başlangıçtan itibaren aldatma amacıyla oluşturulmuş sahte bir alışveriş sitesi söz konusuysa ceza hukuku bakımından da inceleme yapılması gerekebilir.

DOLANDIRICILIKLA MÜCADELEDE EN GÜÇLÜ ARAÇ BİLİNÇLİ TOPLUMDUR

Dolandırıcılık suçları artık yalnızca bireysel malvarlığına yönelen eylemler olmaktan çıkmış; dijital güvenliği, ekonomik ilişkileri ve toplumsal güven duygusunu etkileyen önemli bir sorun hâline gelmiştir.

Sahte ilanlar, yatırım vaatleri, banka hesabı kullandırılması, yapay zekâyla oluşturulan sahte görüntüler, kimlik taklitleri ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen hileli işlemler karşısında vatandaşların bilinçli hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.

Hiçbir kurumun adı, hiçbir resmî görünümlü belge ve hiçbir yüksek kazanç vaadi, sorgulanmaksızın güven duyulması için yeterli değildir.

Şüpheli bir durumda para göndermeden önce doğrulama yapmak, kişisel bilgileri korumak, dijital delilleri saklamak ve doğru hukuki yola başvurmak pek çok mağduriyetin önüne geçebilir.

Unutulmamalıdır ki dolandırıcılıkla mücadele, yalnızca suç işlendikten sonra başvurulan bir hukuki süreç değil; suç gerçekleşmeden önce başlayan bir bilinç ve korunma meselesidir.

Av. Ersin KASIRGA  |  İzmir  |  0507 317 28 85

Bu yazı 11 Ekim 2026 tarihi itibarıyla erişilebilen resmî mevzuat ve kurum açıklamaları esas alınarak genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın hukuki niteliği ve başvuru yolları farklılık gösterebilir.

 

Avukat Ersin KASIRGA

Yazarın profiline ve diğer yazılarına git