İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi’nde bulunan ve uzun yıllardır kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen 1039 ada 8 parseldeki taşınmaza ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
Yaklaşık 40 yıllık planlama ve yapılaşma geçmişine sahip alandaki hukuki, idari ve fiili belirsizliğin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda önemli bir aşamaya ulaşıldığını belirten Büyükşehir Belediyesi, ilgili taraflarla protokol imzalandığını duyurdu.
“YENİ BİR İMAR HAKKI VERİLMEDİ”
Açıklamada, Basmane alanının 1985 tarihli uygulama imar planında özel projeye göre yapılaşmaya konu edildiği, 1986 yılında gerçekleştirilen plan değişikliğiyle emsal 5, serbest yükseklik ve özel projeye göre uygulama esaslarının belirlendiği hatırlatıldı.
20 Ağustos 1991 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda da eski ESHOT garaj alanının “C Bölgesi – Otel ve Kongre Merkezi” olarak planlandığı belirtildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, mevcut yönetim döneminde alana yeni bir imar hakkı verilmediğini ve daha önce yapılaşmaya kapalı bir alanın yapılaşmaya açılmadığını vurguladı. Açıklamada, koruma kurulu kararları doğrultusunda yükseklik sınırlandırmasına gidildiği ifade edildi.
1997’DE BAŞLAYAN PROJE TAMAMLANAMADI
Basmane alanında 1997 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici şirketler arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış ve Dünya Ticaret Merkezi olarak planlanan yatırımın yapımına başlanmıştı. Ancak plan ve ruhsatlara ilişkin yargı kararları nedeniyle proje tamamlanamadı.
2000’li yılların başında yüklenici şirketlerin yaşadığı mali sorunların ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) sürece dahil oldu. Taşınmaz üzerindeki haklar, ipotekler, kamu alacakları ve sözleşmeler nedeniyle süreç zaman içerisinde çok yönlü bir hukuki uyuşmazlığa dönüştü.
BELEDİYENİN PAYI YÜZDE 11’DEN YÜZDE 30’A ÇIKARILMIŞTI
Dosyadaki önemli gelişmelerden biri ise 2009 yılında yaşandı. Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde yapılan protokolle Büyükşehir Belediyesi’nin projeden kaynaklanan hakkı yüzde 11’den yüzde 30’a çıkarıldı. Söz konusu payın Belediye Hizmet Binası olarak değerlendirilmesi kararlaştırıldı.
Ancak belediyenin açıklamasına göre geçen yıllar içerisinde yüzde 30’luk hakkın hangi bağımsız yapı veya bölümlere karşılık geleceği, tapuda nasıl güvence altına alınacağı ve taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi durumunda belediyenin hakkının nasıl korunacağı kesin ve uygulanabilir bir hukuki zemine oturtulamadı.
DAVALAR YILLARDIR DEVAM EDİYOR
Basmane Çukuru’na ilişkin hukuki süreç de yıllar içerisinde farklı davalara konu oldu.
2019 yılında yüklenici şirket tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine dava açılırken, 2020 yılında sözleşmenin feshedilmesine karar verildi. 2021 yılında ise Büyükşehir Belediyesi tarafından sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescili ile tazminat taleplerini içeren ayrı bir dava açıldı.
Büyükşehir Belediyesi, mevcut uyuşmazlığın yalnızca devam eden dava dosyalarından oluşmadığını; yaklaşık 30 yıllık sözleşme ilişkilerini, tapu kayıtlarını, TMSF alacaklarını, hukuki kısıtlamaları, geçmiş ihale süreçlerini, imar ve ruhsat konularını kapsayan çok yönlü bir hukuki sorun bulunduğunu belirtti.
BASMANE İÇİN PROTOKOL İMZALANDI
Yargı süreçlerinin ne kadar süreceği ve doğurabileceği ekonomik sonuçların kesin olarak öngörülememesi üzerine Büyükşehir Belediyesi’nin, mevcut haklarını koruyarak alanın kente kazandırılmasını sağlayacak yeni bir çözüm modeli üzerinde çalıştığı bildirildi.
Bu kapsamda ilgili taraflarla protokol imzalandığı açıklandı.
Protokolle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gelecekte ortaya çıkabilecek maddi yükümlülüklerden muaf tutulması ve 2009 yılında oluşturulan yüzde 30 oranındaki belediye hakkının açık ve uygulanabilir bir güvenceye kavuşturulması amaçlanıyor.
YÜZDE 30’LUK HAK BAĞIMSIZ BELEDİYE BİNASI OLACAK
Yaklaşık 104 bin metrekare emsale esas inşaat alanı üzerinden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait yüzde 30’luk hakkın, diğer yapılardan fiziksel ve işlevsel olarak ayrılan bağımsız bir Belediye Hizmet Binası olarak oluşturulması planlanıyor.
Böylece yıllardır sözleşmelerde yüzde 30 olarak ifade edilen belediye hakkının; alanı, fonksiyonu, bağımsızlığı ve tapu karşılığı belirlenmiş somut bir kamu varlığı haline getirilmesi hedefleniyor.
Belediyeye ait bağımsız yapı ve bölümlerin gerekli hukuki güvencelerin sağlanmasının ardından tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmesi de protokolün temel koşulları arasında bulunuyor.
TMSF SÜRECİN DOĞRUDAN TARAFI OLACAK
Protokolde dikkat çeken başlıklardan biri de TMSF’nin sürece doğrudan dahil edilmesi oldu.
TMSF tarafından gerçekleştirilecek Ticari ve İktisadi Bütünlük İhalesi’nin şartnamesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 30’luk hakkı ile protokol kapsamında belirlenen diğer güvencelerin açık şekilde yer alması öngörülüyor.
KÜLTÜRPARK’TA 27 BİN METREKARE YEŞİL ALAN HEDEFİ
Büyükşehir Belediyesi, Basmane’deki çözümün yalnızca söz konusu parselle sınırlı olmadığını da bildirdi.
Kültürpark içerisinde bugün çeşitli belediye birimleri tarafından kullanılan hollerin yaklaşık 27 bin metrekarelik alan kapladığına dikkat çekildi. Kültürpark’a yönelik planlama çalışmalarında ekonomik ve fiziksel ömrünü tamamlayan bu yapıların kaldırılması ve alanların yeniden yeşil alana dönüştürülmesi öngörülüyor.
Basmane’de bağımsız bir Belediye Hizmet Binası oluşturulmasıyla belediye birimlerinin kent merkezinde kalıcı ve düzenli bir yapıda toplanması, Kültürpark içerisindeki belediye hizmet kullanımlarının azaltılması ve hollerin kaldırılması hedefleniyor.
Böylece yaklaşık 27 bin metrekarelik alanın yeniden Kültürpark’ın yeşil dokusuna kazandırılması amaçlanıyor.
“BELEDİYENİN HAK VE MENFAATLERİ KORUNACAK”
İzmir Büyükşehir Belediyesi açıklamasında, yaklaşık 40 yıllık süreçte görev yapan belediye başkanları, belediye meclisleri, bürokratlar ve kamu kurumlarının farklı dönemlerde ortaya koyduğu çözüm arayışlarının kurumsal hafızanın bir parçası olarak değerlendirildiğini belirtti.
Gelinen aşamanın geçmiş dönemlerde yapılan çalışmaları reddetme veya değersizleştirme amacı taşımadığı vurgulanarak, hedefin belediyenin mevcut yüzde 30’luk hakkını daha güçlü ve uygulanabilir bir hukuki güvenceye kavuşturmak, Basmane alanını kente kazandırmak ve Kültürpark’ın yeşil alan kimliğini güçlendirmek olduğu kaydedildi.
Büyükşehir Belediyesi, bundan sonraki hukuki, teknik ve mali çalışmaların da kamu yararı, belediyenin hak ve menfaatlerinin korunması ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması ilkeleri doğrultusunda sürdürüleceğini bildirdi.






Yorumlar