TCK 158’de yeni dönem: Uyarlama ve etkin pişmanlık
Hesabını kullandıranlar için yarı oranında indirim, kesinleşmiş dosyalarda altı aylık ödeme imkânı!
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, dolandırıcılık dosyalarında uzun süredir tartışılan önemli bir ayrımı kanun metnine taşıdı:
Dolandırıcılığı planlayan veya yürüten kişiyle, suça katkısı yalnızca banka hesabı, kart ya da ödeme aracı bilgilerini vermekle sınırlı kalan kişi artık aynı ölçüde cezalandırılmayacak.
BU BİR AF DEĞİL, ORANTILI CEZA DÜZENLEMESİDİR
7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK 158’e eklenen dördüncü fıkra, hem TCK 157’deki basit dolandırıcılığa hem de TCK 158’deki nitelikli dolandırıcılığa iştirak bakımından özel bir indirim getirdi. Düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.
Yeni hüküm bir af değildir. Mahkûmiyeti kendiliğinden ortadan kaldırmaz, adli sicil kaydını otomatik olarak silmez ve herkes için tahliye sonucu doğurmaz. Getirilen yenilik, belirli koşulları taşıyan kişinin iştirak nedeniyle belirlenecek cezasından yarı oranında indirim yapılması ve bazı kesinleşmiş dosyalarda etkin pişmanlık imkânının yeniden açılmasıdır.
TCK 158/4 KİMLERİ KAPSIYOR?
İndirimin uygulanabilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak etmiş olması; katkısının, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması gerekir.
Kanunun kilit ifadesi “fiiliyle sınırlı olması”dır. Hesabını ya da kartını kullandırmanın yanında mağdurla görüşen, hileli senaryoyu kuran, sahte ilan veren, parayı çeken veya dağıtan, başka hesaplar temin eden, suç organizasyonunu yöneten kişinin durumu aynı değildir. Bu hâllerde katkının yalnızca hesap vermekten ibaret olmadığı kabul edilebilir ve yarı oranındaki özel indirim uygulanmayabilir.
KAST YOKSA İNDİRİM DEĞİL, BERAAT TARTIŞILMALIDIR
TCK 158/4, suça bilerek iştirak ettiği kabul edilen fakat katkısı sınırlı kalan kişiye ilişkindir. Hesap bilgileri rıza dışında ele geçirilmişse, kişi kandırılarak hesabı kullandırılmışsa veya haksız menfaat sağlama amacı bulunmuyorsa, mesele yalnızca indirim değildir. Böyle bir dosyada iştirak kastının bulunmadığı ve beraat gerektiği savunulabilir. Bu nedenle yalnızca banka hesabından para geçmiş olması, otomatik olarak TCK 158/4 uygulanacağı ya da kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.
YARI ORANINDA İNDİRİM NASIL UYGULANACAK?
Yeni fıkradaki indirim zorunludur: Koşullar oluşmuşsa “verilecek ceza yarı oranında indirilir.” Bu, hâkimin yarıya kadar indirim yapabileceği anlamına gelmez; belirlenen ceza tam olarak yarıya indirilir. Bununla birlikte önce temel cezanın, zincirleme suçun, iştirak biçiminin ve diğer artırma–indirimlerin hangi sırayla uygulandığı ayrıca önem taşır.
Düzenleme / Sonuç
TCK 158/4
Koşulları varsa iştirak nedeniyle belirlenen ceza yarı oranında indirilir.
TCK 168/2
Zarar hükümden önce tamamen giderilmişse veya geçiş hükmü uygulanıyorsa cezada yarısına kadar ayrıca indirim yapılabilir.
Örnek
İştirak hükümleri sonunda 8 yıl belirlenmişse TCK 158/4 ile 4 yıla iner; etkin pişmanlık üst sınırdan uygulanırsa 2 yıla kadar düşebilir. Bu yalnızca yöntemi gösteren örnektir.
ETKİN PİŞMANLIK İLE ÖZEL İNDİRİM BİRLİKTE UYGULANABİLİR
TCK 158/4 ile TCK 168 aynı şey değildir. TCK 158/4, kişinin suç içindeki sınırlı katkısı nedeniyle uygulanır ve zararın ödenmesi şartına bağlı değildir. TCK 168 ise suçtan doğan zararın aynen geri verme veya tazmin yoluyla giderilmesine dayanan etkin pişmanlık hükmüdür. Koşulları varsa iki hüküm birlikte uygulanabilir.
Genel kurala göre zarar, kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse cezada üçte ikisine kadar; kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirim yapılabilir. Zarar yalnızca kısmen giderilmişse etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir. Yeni geçiş hükmü ise infaz aşamasındaki belirli hükümlülere, hüküm verilmiş olmasına rağmen TCK 168/2’den yararlanabilmeleri için istisnai bir pencere açmıştır.
KESİNLEŞMİŞ DOSYALARDA ALTI AYLIK KRİTİK SÜRE
7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası; kanun yürürlüğe girmeden önce TCK 157 veya 158 uyarınca hakkında hüküm verilen, dosyası infaz aşamasında bulunan, TCK 158/4 kapsamına giren ve hakkında daha önce TCK 168 uygulanmamış hükümlüleri kapsar.
Bu kişiler, mağdurun uğradığı zararı mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse TCK 168/2’deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir. Altı aylık süre kanunun yayımlandığı tarihte kendiliğinden başlamaz; mahkemenin ihtarıyla başlar. Bu ayrım, başvurunun zamanlaması ve ödeme planı bakımından hayati önemdedir.
Kanun ayrıca açık bir sınırlama getirmiştir: Altı aylık süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar, yalnızca bu geçiş hükmüne dayanılarak infaz ertelenemez veya durdurulamaz. Tam ödeme yapıldığında da tahliye otomatik değildir; uyarlanan ceza ile yeni infaz hesabı birlikte değerlendirilir.
UYARLAMA BAŞVURUSU NASIL KURULMALI?
Kesinleşmiş hüküm bakımından başvuru, lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi ile 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesi çerçevesinde hükmü veren mahkemeye yapılır. Dilekçenin yalnızca “yeni yasa çıktı, ceza indirilsin” demesi yeterli değildir. Mahkûmiyet hükmü, iddianame, banka hareketleri, HTS–IP kayıtları, mesajlar, para çekme görüntüleri ve sanığın olay içindeki gerçek rolü birlikte ele alınmalıdır.
1. Kapsam tespiti: Fiilin hesap, kart veya zorunlu bilgileri vermekle sınırlı kaldığı somut delillerle gösterilmeli.
2. Lehe kanun talebi: TCK 7/2 ve TCK 158/4 uyarınca cezanın yarı oranında indirilerek yeniden belirlenmesi istenmeli.
3. Etkin pişmanlık talebi: Daha önce TCK 168 uygulanmadıysa geçici 1/7 uyarınca zarar miktarının tespiti ve altı aylık ihtar talep edilmeli.
4. Ödeme belgeleri: Mağdura veya gösterilen yere yapılan ödemenin kime, hangi dosya ve zarar için yapıldığı açıkça belgelenmeli.
5. İnfaz hesabı: Uyarlama sonrası müddetname, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik durumu yeniden hesaplanmalı.
6. Kanun yolu: Uyarlama veya ret kararının türüne göre başvurulabilecek kanun yolu ve süre ayrıca kontrol edilmeli.
DOSYANIN BULUNDUĞU AŞAMA YOLU DEĞİŞTİRİR
Soruşturma ve ilk derece yargılamasında TCK 158/4 doğrudan uygulanır. Dosya bölge adliye mahkemesinde kanun yolu incelemesindeyse, geçici 1/6 uyarınca kapsamdaki sanık yönünden bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da gelişlerindeki usule uygun biçimde ilk derece mahkemesine gönderilir. Hüküm 31 Temmuz 2026’dan önce verilmiş, kanun yoluna başvurulmadığı için bu tarihten sonra kesinleşmişse geçici 1/7 hükmü yine uygulanır.
UYARLAMA, YENİDEN BERAAT YARGILAMASI DEĞİLDİR
Uyarlama mahkemesi, kesinleşmiş davayı baştan sona yeniden görmez. Temel görev; kesinleşmiş hükümde kabul edilen fiilin yeni TCK 158/4 karşısındaki durumunu belirlemek, eski ve yeni kanunu bütün hükümleriyle karşılaştırmak ve lehe sonucu uygulamaktır. Bu nedenle dilekçede soyut biçimde “suçsuzum” denilmesi yerine, hükümde kabul edilen eylemin neden hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kaldığı açıklanmalıdır.
Bununla birlikte kesinleşmiş hükmün kabul ettiği olaylar, kişinin mağdurla temas kurduğunu, parayı yönettiğini veya hileli planın başka aşamalarına katıldığını gösteriyorsa uyarlama talebi reddedilebilir. Kastın hiç bulunmadığına, sahte ya da hukuka aykırı delile veya sonradan ortaya çıkan yeni delile dayanan iddialar ise koşullarına göre olağanüstü kanun yollarının konusu olabilir. Uyarlama dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesi veya kanun yararına bozma birbirine karıştırılmamalıdır.
ZARARIN TESPİTİ VE ÖDEME USULÜ HATASIZ OLMALI
Etkin pişmanlık bakımından esas olan mağdurun gerçek ve kalan zararının giderilmesidir. Dosyada birden fazla mağdur, birden fazla para transferi veya daha önce yapılmış kısmi ödemeler varsa her kalem ayrı ayrı belirlenmelidir. Önceki iadeler düşüldükten sonra bakiye zarar mahkemece açıklığa kavuşturulmalı; ödemenin hangi mağdura, hangi olay ve hangi dosya için yapıldığı tereddüde yer bırakmayacak biçimde belgelenmelidir.
Tam giderim yoksa TCK 168/4 gereğince mağdurun rızası önem kazanır. Bu sebeple gelişigüzel bir hesaba açıklamasız para göndermek yerine mahkemeden zarar miktarının ve ödeme yönteminin belirlenmesi istenmeli; banka dekontu, teslim tutanağı veya vezne makbuzu dosyaya sunulmalıdır. Altı aylık sürenin son günü beklenmemeli, ihtarın tebliği ve ödeme tarihi ayrıca takip edilmelidir.
İNFAZIN DURDURULMASI KONUSUNDA EN ÖNEMLİ AYRIM
Uyarlama talebi sunulması infazı kendiliğinden durdurmaz. Geçici 1/7, verilen altı aylık süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar sırf etkin pişmanlık imkânına dayanılarak infazın ertelenemeyeceğini veya durdurulamayacağını açıkça belirtir. Buna karşılık TCK 158/4 uyarınca yapılan yarı oranındaki indirim sonucunda yeni ceza infaz edilmiş süreye eşit ya da daha düşük hâle gelirse, tahliye ve yeni müddetname meselesi uyarlama kararının doğal sonucu olarak derhal değerlendirilmelidir.
Zararın tamamının ödenmesi de tek başına otomatik tahliye kararı değildir. Önce etkin pişmanlık indiriminin hangi oranda uygulanacağı belirlenir, ardından ortaya çıkan sonuç ceza üzerinden mahsup, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı yapılır. Bu yüzden ceza hesabı ile infaz hesabı aynı dilekçede birbirine karıştırılmadan, fakat birbirini tamamlayacak şekilde kurulmalıdır.
HER IBAN DOSYASI AYNI DEĞİLDİR
Yeni düzenleme önemli bir imkân sağladı; fakat uygulamanın merkezinde kişinin dosyadaki gerçek rolü bulunuyor. Bir hesap sahibinin yalnızca hesabı kullandırdığı, para trafiğini yönetmediği ve hileli eylemin başka aşamalarına katılmadığı ortaya konulmadan yapılan başvuru eksik kalır. Tersine, kastın hiç bulunmadığı dosyada yalnızca indirim talep etmek de beraat savunmasını zayıflatabilir.
Doğru yol; önce beraat ihtimalini, ardından TCK 158/4 kapsamını, etkin pişmanlık koşullarını ve infaz sonucunu ayrı ayrı incelemektir. Kanun yeni bir kapı açmıştır; o kapıdan geçebilmek ise dosyanın ayrıntılarına hâkim, delile dayalı ve süreleri gözeten bir başvuruyla mümkündür.

Avukat Ersin KASIRGA
Yazarın profiline ve diğer yazılarına git

