Karşıyaka’da Eski Başkan – Yeni Başkan Hesaplaşması mı?
Karşıyaka’da son birkaç gündür billboardlar konuşuluyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent AŞ’ye ait 20’den fazla reklam ünitesini, ana artere baktıkları ve mevzuata aykırı oldukları gerekçesiyle kaldırdı. Kent AŞ’ye de yaklaşık 1,5 milyon liralık ceza uygulandı. Kent AŞ ise işlemin hukuka uygun olmadığını savunarak süreci yargıya taşıdı.
Fakat mesele gerçekten birkaç reklam panosundan mı ibaret?
Sanmıyorum.
Çünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal arasındaki ilişkiye biraz geriden baktığınızda, billboard krizinin tek başına duran bir olay olmadığını görüyorsunuz.
Cemil Tugay, 2019-2024 yılları arasında Karşıyaka Belediye Başkanlığı yaptı. Ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi ve Karşıyaka’daki koltuğu Yıldız Ünsal’a bıraktı.
Yani bugün karşı karşıya gelen iki kurumun başındaki isimlerden biri, diğerinin yönettiği belediyenin bir önceki dönem başkanı.
İşin düğümlendiği yerlerden biri de tam olarak burası.
Yıldız Ünsal uzun süredir Karşıyaka Belediyesi’nin içinde bulunduğu ekonomik tablonun geçmişten devralındığını söylüyor. Mart ayında yaptığı açıklamada göreve başladığında belediyenin toplam borcunun 3 milyar 222 milyon TL olduğunu ifade etti. Tugay ise bu anlatıma itiraz etti; özellikle personele olan borçların devir tarihindeki durumunun açıklanmasını istedi.
Ortada yalnızca rakamlardan oluşan soyut bir bilanço da yok.
Faturayı en ağır ödeyenlerden biri belediye çalışanları oldu.
Kent AŞ’de yaklaşık 540 çalışan, 2026’nın ilk aylarında ücretlerini aylar boyunca düzenli alamadıkları gerekçesiyle defalarca sokağa çıktı. Maaşların parça parça ödendiğine ilişkin sendika açıklamaları yapıldı; “taksit taksit maaş istemiyoruz” pankartları Karşıyaka’nın gündemine yerleşti.
Üstelik maaş sıkıntısı Ünsal döneminde bir sabah ansızın ortaya çıkmış bir problem de değildi. Ünsal’ın görevi devralmasının hemen ardından, Nisan 2024’te de işçilerin geçmiş dönem ücret alacakları ve eksik maaş ödemeleri nedeniyle belediye önünde açıklama yaptığı haberleşmişti.
Dolayısıyla Karşıyaka’da yıllardır büyüyen bir mali sorun var.
Tam bu ortamda Büyükşehir ile Karşıyaka arasında başka tartışmalar da başladı.
Karşıyaka Belediyesi, Büyükşehir’den beklediğini söylediği bazı ödemeleri gündeme getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise mart ayında yaptığı resmi açıklamada bu iddialara karşı çıktı; Ziya Gökalp Kültür Merkezi ve Alzheimer Merkezi için bakanlık izni alınmadığından devir ve ödeme işleminin gerçekleşemediğini, Karşıyaka Belediyesi’nin Büyükşehir’de bekleyen bir ödemesi bulunmadığını açıkladı.
Yani artık ortada yalnızca mali sıkıntı değil, bu sıkıntının sorumluluğunun kimde olduğu konusunda açık bir anlaşmazlık vardı.
Sonra siyasi tablo da değişti.
Cemil Tugay 18 Haziran 2026’da CHP’den istifa etti ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialar ise hem Tugay hem de basın danışmanlığı tarafından birden fazla kez yalanlandı; 8 Eylül’de de herhangi bir üyelik formu doldurmadığı açıklandı.
Yıldız Ünsal ise CHP’de kaldı ve temmuz ayında Özgür Özel ile istişare halinde olduğunu kamuoyuna duyurdu.
İşte billboard meselesi tam bu siyasi ve ekonomik tablonun üzerine geldi.
Ünsal şimdi, “Mesele benim fotoğraflarım değil” diyor.
Haklı olarak tartışmanın merkezini fotoğraflardan çıkarıp Kent AŞ’nin ekonomik yapısına taşıyor. Çünkü söz konusu reklam üniteleri Kent AŞ açısından gelir üreten araçlar. Ünsal, ünitelerin söküm sırasında kullanılmaz hale getirildiğini, bunun kamu zararına yol açtığını ve ihtar sonrasında hukuki itiraz imkânı tanınmadan işlem yapıldığını savunuyor.
Bunlar şimdilik Ünsal ve Kent AŞ tarafının iddiaları. Kamu zararı oluşup oluşmadığını ve işlemlerin hukuka uygunluğunu belirleyecek merci elbette yargı.
Ama siyasi açıdan başka bir soru sormak da gerekiyor:
Karşıyaka ile Büyükşehir arasındaki ilişki nasıl bu noktaya geldi?
Bir tarafta yönettiği belediyenin ağır bir borç yüküyle devralındığını söyleyen Yıldız Ünsal…
Diğer tarafta bu anlatının gerçeği tam olarak yansıtmadığını savunan eski Karşıyaka, bugünün Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay…
Ortada maaşını alamayan işçiler, SGK ve vergi borçları, taşınmaz ve ödeme tartışmaları; şimdi de Kent AŞ’nin gelir sağlayan reklam üniteleri var.
Bu nedenle billboardları yalnızca “yönetmeliğe aykırı reklam ünitesi” başlığıyla okumak eksik kalır.
Ama “Cemil Tugay siyasi hesaplaşma için Karşıyaka’yı cezalandırıyor” demek için de bugün elimizde bunu kanıtlayan somut bir veri yok.
Asıl dikkat edilmesi gereken tam olarak bu iki cümlenin arasındaki alan.
Çünkü kamu kurumlarının arasındaki her tartışmada yöneticiler birbirini suçlayabilir. Fakat tartışma büyüdükçe vatandaşın sorması gereken soru değişmez: Bu kavganın bedelini kim ödüyor?
Eğer cevap işçi, belediye hizmetleri ve Karşıyaka halkı olmaya başladıysa, artık mesele Cemil Tugay ile Yıldız Ünsal arasındaki ilişkinin çok ötesindedir.
Ve belki bugün Karşıyaka’da sökülen şey yalnızca billboardlar değildir. Büyükşehir ile Karşıyaka arasındaki siyasi ve kurumsal köprü de her geçen gün biraz daha sökülüyor olabilir.

Anıl ARABACI
Yazarın profiline ve diğer yazılarına git

