22 Eylül 2026, Salı
48,8167
56,0063
65,3179
6.848,12
13.337,69
SON HABERLER
Yazar YazılarıBerzan KESKİN

Bavullara Sığmayan Gelecek – Gitmek ile Kalmak Arasında Gençlik

Yayın: 21/09/2026 11:33Güncelleme: 21/09/2026 11:4016 okunma

BEYİN GÖÇÜ VE SOSYAL AİDİYET

Bugün Türkiye’nin her sokağında, her üniversite kantininde ve gençlik merkezinde sessiz ama derin bir sorgulama yaşanıyor: “Gitmek mi, kalmak mı?” Bu soru, çoğu zaman bir bavulun içinde değil; insanın içinde büyür. Çünkü gençlik, yalnızca bir yaş değil, aynı zamanda bir aidiyet arayışıdır. Ve aidiyet, bazen en güzel anılarda, bazen de en basit bir sokağın kokusunda saklıdır.

Nice genç, çocukluğunun geçtiği mahalleleri, ilk okul bahçesini, akşamüstleri evin penceresinden süzülen ışığı hatırlayarak büyür. O hatıralar, gitme düşüncesini bile yumuşatır. Çünkü insan, köklerini unutmaz; sadece bazen o köklerin kendisine yeterince yer açmadığını hisseder. Oysa bir ülkenin en değerli varlığı, yolları ve binaları değil, o köklerden beslenen genç zihinlerdir.

Belki de asıl mesele, gençlere “kal” demek değil; kalmayı istemelerini sağlayacak bir güven ve umut bırakmaktır. Kendilerini dinleyen, emeklerini gören, hayallerine alan açan bir ortam… İşte o zaman bavullar, bir kaçışın değil, belki de bir dönüşün sembolü olur. Çünkü en parlak zihinler, kendilerini ait hissettikleri toprakta en güzel şekilde yeşerir.

Bavulunu toplayan her gencin ardında bir boşluk kalır; ama o boşluk, umutsuzluğun değil, hâlâ doldurulabilecek bir yerin de işaretidir. Gençleri burada tutacak olan şey korku değil, sevgi ve güvendir. Kalmayı bir mecburiyet değil, bilinçli ve içten bir tercih haline getirmek mümkündür. Yeter ki, bu toprakların yarınını birlikte inşa edebileceğimize dair inancımızı kaybetmeyelim. Çünkü umut, her zaman bavullardan daha ağır basar.

 

Berzan KESKİN

Yazarın profiline ve diğer yazılarına git