22 Eylül 2026, Salı
48,8167
56,0591
65,3805
6.808,48
13.337,69
SON HABERLER
Yazar YazılarıAnıl ARABACI

AGS’den KPSS’ye: Gençler puan değil güvence istiyor!

Yayın: 06/09/2026 14:05Güncelleme: 06/09/2026 14:0810 okunma

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yüz binlerce insan aynı heyecanla uyandı.

Kimisi annesinin “Kimliğini aldın mı?” sorusuyla çıktı evden, kimisi son kez notlarına baktı. Kimisi aylarca hazırlandı, kimisi çalışırken ders çalışmaya uğraştı, kimisi de belki “Bir şansımı deneyeyim” diyerek girdi o kapıdan.

Ama hepsinin ortak bir beklentisi vardı: Bir gelecek kurabilmek.

Bugün yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı’na yalnızca bir sınav olarak bakmak bu nedenle eksik kalıyor.

Çünkü KPSS, Türkiye’de uzun zamandır yalnızca Türkçe, matematik, tarih ya da coğrafya bilgisinin ölçüldüğü bir sınav değil.

Bir iş umudu.

Düzenli bir maaş umudu.

Kimi için ailesinin yanından ayrılabilmenin, kimi için başka bir şehirde yeni bir hayat kurabilmenin, kimi için de yıllardır aldığı eğitimin karşılığını görebilmenin umudu.

Sınav salonlarında bugün cevaplanan 120 sorunun arkasında yüz binlerce farklı hayat hikâyesi vardı.

Ve belki de meselenin en ağır tarafı burada başlıyor.

Gençlere sürekli “Çalışırsan başarırsın” diyoruz.

Peki gerçekten yalnızca çalışmak yetiyor mu?

Üniversiteden mezun olmak, aylarca KPSS’ye hazırlanmak, yüksek puan almak artık tek başına kamuya atanmanın garantisi değil. Kontenjanlar, tercih dönemleri, kadrolar ve uzun bekleyişler gençlerin önünde ikinci bir sınava dönüşüyor.

Yani sınav bazen 130 dakikada bitiyor ama beklemek aylar, hatta yıllar sürebiliyor.

Bir de bütün bu sürecin en önemli ayağı var: güven.

Yakın zamanda Akademi Giriş Sınavı sonuçlarında yaşanan puan hesaplama meselesi bunun neden önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. ÖSYM, hesaplamada bir önceki yılın soru ağırlıklarının dikkate alındığını açıkladı ve sonuçlar yeniden düzenlendi.

Hata düzeltildi.

Elbette kurumlar hata yapabilir.

Ancak milyonlarca insanın geleceğinin birkaç puana, bazen virgülden sonraki rakamlara bağlı olduğu sınavlarda küçük görünen bir hata, aday açısından hiç de küçük değildir.

Çünkü o ekrana bakan kişi yalnızca bir sayı görmüyor.

Aylarca verdiği emeğin karşılığını görüyor.

Bu nedenle ÖSYM gibi kurumların yükü yalnızca sınavı gerçekleştirmek değil; adaylarda en küçük tereddüde dahi yer bırakmayacak bir güveni sağlamak olmalı.

Şimdi KPSS için yeni bir bekleyiş başladı.

Sınav salonlarının kapıları kapandı, kalemler bırakıldı. Bundan sonra milyonlarca aday aynı soruyu düşünecek:

“Kaç puan gelir?”

Fakat keşke gençlerin asıl sorusu yalnızca bu olsaydı.

Çünkü puanın ardından bu kez “Kaç kişi alınacak?”, “Hangi kurum kadro açacak?”, “Tercih yapabilecek miyim?”, “Atanabilecek miyim?” soruları gelecek.

Türkiye’nin gençleri sınav çözmekten yorulmadı belki.

Belirsizlik çözmekten yoruldu.

Bugün sınava giren herkesin farklı bir hikâyesi, farklı bir hedefi vardı. Bazıları istediği sonucu alacak, bazıları yeniden hazırlanacak. Bazıları için bugün son KPSS olacak, bazıları içinse önümüzdeki yıl aynı maraton yeniden başlayacak.

Ama hangi sonuç çıkarsa çıksın bir şeyi unutmamak gerekiyor:

Bir insanın geleceği yalnızca sınav kâğıdındaki doğru ve yanlışların toplamından ibaret değildir.

Devletin görevi de gençlere yalnızca sınav yapmak değil, sınavın sonunda ulaşabilecekleri bir gelecek sunmaktır.

Bugün 120 soru cevaplandı.

Asıl cevaplanması gereken soru ise hâlâ önümüzde duruyor:

Bu ülke, yıllarını okuyarak ve çalışarak geçiren gençlerine nasıl bir gelecek vaat ediyor?

Anıl ARABACI

Yazarın profiline ve diğer yazılarına git